|
Özgür Bir Kurt ya da Sadık Bir Köpek Olmak...
Motosiklete dair düşünmelerim arasında aklıma, okuduğum bir mesel* geldi. Aslında bu hikaye sanırım motosikleti tercih etmemizle bir anlamda benzeşiyor. Ya da en azından benim için öyle.
Kurdun biri bir gün ormanda bir köpekle karşılaşır."Selam" der "ben ormanda yaşayan bir Kurdum". Köpek de onu selamlar, "Ben de şu aşağıdaki çiftlikte yaşıyorum". Bunun üzerine Kurt, "Ormanda yiyecek bulmak oldukça zordur, bazen aç yattığım bile oluyor, sanırım senin durumun daha iyidir, ne de olsa bir çiftlikte yaşıyorsun" der. Köpek, "Tabii, sahibim bana her gün çok güzel yemekler verir, bana iyi bakar" der. Kurt, bu sözleri duyunca heyecanlanır, "Ben de çiftliğe gelsem, sahibin bana da öyle güzel yemekler verir mi?" der. Köpek "Tabii" der "Hadi gidelim hemen". Kurt takılır köpeğin arkasına, yürümeye başlarlar. Artık çiftliğe varmak üzere iken Kurt, köpeğin boğazındaki yara izini fark eder ve sorar: "Senin boğazına ne oldu? Köpek: "Sahibim bana çok iyi bakar, çok güzel de yemekler verir, ama her akşam da beni bağlar" der, "Bu iz o yüzden" Bunu duyan Kurt, hiç bir şey söylemeden ormana geri döner.
Çok harika yaşamlar belli tavizleri gerektirir, filozof Kleist'ın dediği gibi hayatın tadına varmak için "Tehlikeli yaşamak" lazımdır. Yani ya Köpek olup önünüze gelen güzel yemekleri yer ama tasmayı da takarsınız ya da Kurt gibi ekmeğinizi zor bulur ama özgür olursunuz. Kısacası ne kadar komformistseniz özgürlükten de o kadar uzaksınız demektir, zira özgürlük para ile mal ile ölçülebilecek bir şey değildir. Siz bunun aksini düşünseniz de, bir yere ve bir şeylere ne kadar bağlı ve bağımlı iseniz özgürlükten de o kadar uzaksınız demektir. Özgürlük zincire vurulamaz, zaten o zaman onun adı özgürlük olmaz.
İşte motosiklet de böyle bir şeydir bir anlamda. Ya onu seversiniz ya da kapalı bir kutu içinde konforlu seyahat etmeyi. Bu durumda motosikletle işiniz olmayacaktır haliyle. Ama yukarıdaki meselde de bahsettiğimiz gibi ne kadar konfora kurban ediyorsanız hayatınızı özgürlükten de o kadar feragat ediyorsunuz demektir. Özgürlük emek isteyen bir şeydir. Motosiklet kullanmak da öyle. Size karada giden hiç bir taşıtın hissettiremeyeceği bir özgürlüğü vaad eder ama bu vaadinin karşılığında sizden ona emek vermenizi ister. Yani tepesine bindiğinizde hemen motorcu olmuş sayılmazsınız. Sizden ruhunuzu da ister; sizi özgür bir ruha kavuşturmak için.
Hayatta özgür bir Kurt ya da sadık bir Köpek olmak bizim elimizdedir. Şüphesiz imkanlarımız dahilinde gibi görünmektedir bu, günümüzün dünyasında; ama özgürlük bazen aç ve açıkta kalmaya bedeldir. Bütün imkansızlıklar içinde pek çok insanın onu talep etmesi de bundandır... Bunca ölümlere, bunca görmezden gelinmelere rağmen pek çoğumuzun hala demir atlarımızın tepesinde oluşumuz da öyle...
Çağrı "Cloud" Öztürk 14.02.2009
*Nihat Genç'e verdiği ilhamdan dolayı teşekkürler! |